Bilmediğimiz Yasal Haklarımız

Yasal haklarınızdan haberdar mısınız?

Anayasa’mızda yer alan, ‘Kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, özürlülük, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım yapılamaz.’ hükmü ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne dayanılarak hazırlanan Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK), insan haklarını ön planda tutan düzenlemelerin uygulamaya konulmasını sağladı.

Yapılan düzenlemelere göre, herkes, özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip.

Kolluk kuvvetleri suç ve suçluları önlerken kanun dışına çıkamaz, insan haklarını çiğneyemez. Buna rağmen zaman zaman hak ihlallerine şahit olmuyor da değiliz. Bu tür üzücü olayların yaşanmaması için herkesin haklarından haberdar olması ve duyarlı davranması şart. Ancak bu şekilde kanunsuzlukların önüne geçebiliriz. Kanunlarda, hiç kimse işkence yapılamayacağı, onur kırıcı bir muameleye tabi tutulamayacağı açıkça yer alıyor. Herkesin özel hayatına ve aile mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır.

devamini okuyun…

Bunları Biliyor Musunuz?

Bilim adamlarına göre IQ’nuz ne kadar yüksekse o
kadar çok rüya görürsünüz…

Bir adım atmak için 200 kasınızı kullanırsınız…

Ortalama bir kadın ortalama bir adamdan 5 inc (12,5 cm )daha kısadır.

Ayak başparmağınızda iki kemik olmasına karşılık diğer dört parmağınızda üçer kemik bulunur.

Bir çift ayakta 250,000 terbezi vardır.

Mide asidiniz bir jileti eritebilecek güçtedir…

Yiyeceğin ağzınızdan midenize ulaşması yedi saniye sürer…

Ortalama bir rüya 2-3 saniye sürer.

10

Her bir ayağınızda yaklaşık bir tirilyon bakteri vardır.

Vücudunuzun 30 dakikada saldığı ısı ile iki litre suyu kaynatabilirsiniz.

Dişleriniz doğumunuzdan 6 ay önce (dişetlerinizin içinde) oluşmaya başlar.

Burnunuzla başparmağınız aynı boydadır.

Göğüsleri kılsız erkekler, kıllı erkeklerden daha fazla karaciğer sirozuna yakalanırlar.

Diş minesi vücudunuzdaki en sert şeydir..

Sarışınlar, esmerlerden daha fazla saç teline sahiptir.

Sevdiğiniz birine bakarken gözbebekleriniz genişler, nefret ettiğiniz birine bakarken de.

2

internethaber.com

Bu rekabet ençok tüketiciye yarayacak

22083GSM operatörleri, bedava kontör ve dakikadan sonra rekabeti mağazalara da sıçrattı.GSM operatörleri, bedava kontör ve dakikadan sonra özellikle giyim sektöründe yapılan alışverişlerde yüzde 50′ye ulaşan indirim rekabetine girdi.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, numara taşınabilir imkanı tanınmasından sonra müşterisini kaybetmek istemeyen, rakip firmadan abone kapmaya çalışan GSM operatörleri arasında yaşanan rekabet tüketiciye olumlu yansıyor.

Bugüne kadar bedava kontör ve dakika veren, belirli günlerde bedava konuşma imkanları tanıyan operatörler, müşterilerine anlaşmalı oldukları firmalarda indirim olanağı da sunuyor.

Bir operatör firmasının aboneleri, anlaşma sağlanan ülkenin önemli giyim firmalarından alışveriş yapmaları durumunda yüzde 50 indirim, bazılarında ise 150 lira alışverişe 50 liralık hediye çeki alıyor.

Diğer firmanın aboneleri ise bu rekabet içinde otomobilden elektroniğe, uçak biletinden giyime kadar birçok sektörde değişen oranlarda indirim imkanından yararlanıyor.

Firma, anlaşmalı firmalardan yapılan alışveriş ve hizmet alımlarında, uçak biletlerinde yüzde 10, otomobil satışlarında yüzde 5, giyimde yüzde 20, gözlüklerde yüzde 25, bilgisayarda yüzde 10 indirim sağlarken, tatil, fast food, spor giyim, kargo, otellerde birçok cazip imkanlar tanıyor.

Tüketiciler Birliği yetkilileri ise bu kampanyaların tüketiciyi alışverişe yönlendirmenin, ürün pazarlamanın farklı bir yöntemi olduğunu belirterek, ”Tüketicilerin bu tür alışverişe özendirici kampanyalara dikkat etmesi gerekiyor. Yüzde 50 indirim bile sağlansa fiyatlar kontrol edilerek alışveriş yapılmasını öneriyoruz” dedi.

internethaber

Ayak kokusundan kurtulma yolu!

Ayak kokunuz sizin için artık dayanılmaz hale geldi. Herşeyi denediniz ama olmadı. İşte size en pratiğinden yeni çözümler;

Ayak kokunuz sadece sizi değil artık çevrenizdeki insanları bile rahatsız etmeye başladı. Peki bu kokudan nasıl kurtulacaksınız? İşte size ayak kokusundan kurtulmanın püf noktaları;

94923

Ayağınız kokuyorsa, ılık çay dolu bir leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam yatmadan önce 10 dakika tutun.10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır. Cildiniz yağlıysa banyodan çıkmadan bir çaydanlık çay ile teninizi ovuşturun, balsam vazifesi görür. Eliniz balık ya da soğan kokuyorsa, elinizi demli çayla yıkayın.

94921

Atkuyruğu formulü

1 su bardağı suyu kaynatarak 4,5 gr atkuyruğu (Kırkkilit) bitkisini kaynamış suya koyarak bekletin. ılınınca ayaklarınızı bu suyla yıkayın. Bu işlemi 2,3 günde bir tekrarlayın.

Ayak bakımı

Çatlak: Daha çok kuru ciltlerin problemi olan çatlaklar, topuk ve ayak tabanında görülür. Ayakları yıkadıktan sonra kurulamamak, yalınayak gezmek, küçük terlik giymek gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar.

Her banyodan sonra ponzo taşıyla yumuşak hareketlerle ölü deriyi temizleyin. Çatlak bölgeleri, içeriğinde E vitamini ve jojoba yağı bulunan ayak kremleriyle gün boyu sık sık kremleyin. Çatlaklarınız kaybolana dek, sürekli çorap ve kapalı ayakkabı giyin

Soğuk parafin: İşte sağlıklı ve pürüzsüz ayaklara kavuşmanın başka bir yolu! Yumuşak ve bakımlı ayaklar için uygulanan özel yöntemin adı, soğuk parafin. Öncelikle ayaklara peeling uygulanarak ölü hücre tabakası atılımı sağlanıyor. Daha sonra parafin sürülerek ayak paketleniyor ve 20 dakika bekletiliyor. Açıldıktan sonra krem sürülüyor. Sonrasında pamuk gibi ayaklara sahip oluyorsunuz.

Soğuk parafin: İşte sağlıklı ve pürüzsüz ayaklara kavuşmanın başka bir yolu! Yumuşak ve bakımlı ayaklar için uygulanan özel yöntemin adı, soğuk parafin. Öncelikle ayaklara peeling uygulanarak ölü hücre tabakası atılımı sağlanıyor. Daha sonra parafin sürülerek ayak paketleniyor ve 20 dakika bekletiliyor. Açıldıktan sonra krem sürülüyor. Sonrasında pamuk gibi ayaklara sahip oluyorsunuz.


94925

internethaber

Duygusal obur musunuz?
Duygusal obur musunuz?
İşte acıktıran 16 duygu ve bunlarla başa çıkmanın yolları.

Yıllardır her türlü diyeti denediniz ama hâlâ kilolarla başınız dertte mi?

Sürekli kilo verip sonra tekrar almaktan mı şikâyetçisiniz?

Her kilo verişinizin ardından daha da fazla kiloyla kendinizi tekrar başa dönmüş gibi mi hissediyorsunuz?

Aslında nasıl beslenmem gerektiğini biliyorum ama uygulayamıyorum mu diyorsunuz?

Geceleri yeme alışkanlığınızdan bir türlü kurtulamıyor musunuz?

Üzgün, sinirli, sıkkın veya mutsuz olduğunuzda kendinizi buzdolabının önünde mi buluyorsunuz?

Eğer bu sorulardan birine veya bazılarına cevabınız evet ise uzman psikolog Treysi Kazmirci’nin kitabı Duygularını Yemek tam size göre!

Yediren 16 duyguyla başetmek için bunları deneyin
1- Bir yemek günlüğü tutun. Ne zaman ne yediğinizi, canınızın çektiklerini kaydedin.

2- Kendinize duygu ve düşüncelerinizi rahatça yazıya dökebileceğiniz bir zaman dilimi ayırın. Duygularınızı içinize gömmediğiniz zaman onları yemekle bastırmanıza gerek kalmaz.

internethaber

3- Arkadaşlarınız ve ailenizle daha çok zaman geçirin.Konuşun, paylaşın.

4- Kendinize zaman ayırın. Meditasyon veya sizin için mediatif etkisi olan başka aktiviteleri her gün veya iki günde bir tekrarlayın.

5- Spor yapın. Kendinizi daha iyi hissetmenizin yanı sıra, çikolataya ihtiyacınız azalacaktır.

6- Buzdolabı kapısına kendinize hitaben “hatırlatma niteliğinde” bir yazı asın.

7- Telefonunuzu daha çok kullanın. Canınız yemek istediğinde önce bir arkadaşınızla konuşun.

8- Evde, hazırda sizi kışkırtan yiyecekler bulundurmayın.

Hangi duygular acıktırıyor

Kızgınlık – öfke:

Özellikle bastırıldığında huzursuzluk verici. Araştırmalar, yeme bozukluğu olan kişilerde, yeme bozukluğu olmayanlara göre daha fazla bastırılmış öfke olduğunu gösteriyor. Öfkelendikçe yemek, ardından gereksiz yere yendiği için öfkelenmek, kısır döngüye dönüşebilir.En iyisi, en baştan kızdıran her neyse doğrudan onunla başa çıkabilmek.

Yorgunluk- bitkinlik:
Özellikle gece geç saatlerde yeme eğilimi gösterenler, bunu kendilerini yorgun hissettikleri ve enerji seviyelerini artırmak için yaparlar. Bazılarıysa yorgunluğun sebep olduğu gerginliği azaltmak için yemeğe başvurur.

Depresyon:
Hayat gri ve kasvetli görünmeye başladığında yemek yemek kendimizi daha iyi hissettirecek gibidir. Depresyon yüzünden yiyen kişiler genellikle dondurma, çikolata, peynir gibi süt ürünlerine yönelirler.

Yalnızlık:
Evde oturup kendini, cips, çikolata, dondurmalara gömmenin pizza sipariş etmenin yalnızlık duygusuna iyi gelmeyeceğini tahmin etmek zor değil.

Güvensizlik-yetersizlik:
Kendini yeterince iyi hissetmemek boşluğa yol açan bir duygu. Halbuki yetersiz hissetmenin de normal olduğunu kabullenmek gerek. Herkes her şeye yetişemez.

Suçluluk:
Herkesin mutluluğundan sorumlu olmadığınızı, başkalarının nasıl davrandığını veya düşündüğünü kontrol edemeyeceğinizi anlamak boşuna hissettiğiniz suçluluk hissini ve buna bağlı yeme sorununu çözer.

Kıskançlık:
Kendini başkalarıyla karşılaştıran birçok insan yemeğe yönelir. Başkalarının dış görünüşüne aldanıp onların mükemmel hayatları olduğunu düşünerek boşuna kıskançlığa kapılmayın.

Mutluluk:
Olumsuz bir duygu olmasa da yemeye yol açan duygulardan. Mutlu yiyiciler ikiye ayrılır. Bir kısmı yemekten zevk aldıkları için duydukları mutluluğu daha da artırmaya çalışır. Geri kalanlar ise güven eksikliğinden dolayı mutluluğu hak etmediklerine inanırlar ve fiziksel görüntülerini daha da kötü hale getirerek kendilerini sabote etmeye çalışırlar.

Kaygı-gerginlik:
Transtaymışçasına, kaygı hissini yemekle bastırmaya çalışırlar.

Hayal kırıklığı-incinmişlik:
Gelecek hakkında umutsuz ve yalnız hissettirir. Buda kişinin kendisine olan ilgisini kaybetmesine ve belki de kilosunu umursamamasına yol açar. Kendinize olan ilginizi ne olursa olsun kaybetmeyin.

Boşluk:
Hayalinize ulaşamamanın verdiği boşluk hissini yemekele doldurmaya çalışanlardan olmayın.

Üzüntü-keder:
Bastırılmış üzüntü, keder, fark edilip başa çıkılmadığı sürece nedenini bilmeden yemek yemenize yol açar. Acınıza odaklanmak, yeme probleminizin çözümü olabilir.

Erteleme:
Erteleme huyuna sahip kişiler için yemek harika bir çözüm. Zaman öldürmek için de iyi bir yöntem.

Korku:
Tedirginken en sık yapılan şey sürekli atıştırmak.

Sıkıntı:
Boş kaldıkları zaman kendilerini kötü hissettikleri için bu zamanı bir şey yaparak, yani yemek yiyerek doldururlar.

Utanç:
Utancın kaynağı fark edilmeme beklentisi. Bu gerçek olmayan beklenti her zaman karşılanamayacağı için sonunda kendinizi yemek sofrasında bulursunuz.

internethaber