Posts Tagged ‘dünya’
ÖLÜNCE ÖLMÜŞ MÜ OLACAĞIZ?
Can Dündar
Karanlıktaymışlar.
İki embriyo, bir ana rahminde…
Her şeyden habersiz bekleşiyorlarmış, sudan bir beşiğin içinde…
Sarılıp birbirlerine, karanlıkta uyumuşlar öylece…
Haftalar geçmiş, ikizler gelişmiş.
Elleri, ayakları belirginleşmiş.
Gözleri çıktıkça meydana,
İkisi de çevrede olup biteni fark etmiş…
Ne rahat, ne güvenli bir dünyaymış bu…
Sıcak, ıslak, sevgi dolu…
‘Öyle güzel bir dünyada yaşıyoruz ki’ demişler, ‘…bize ne mutlu…’
Gel zaman git zaman, çevreyi keşfe girişmişler.
Bu karanlık dünyayı ve hayatın kaynağını deşmişler.
Onları besleyip büyüten kordonu fark edince
O kordonla kendilerini besleyen Anne’lerine teşekkür etmişler.
Sonra başlamış bir varoluş tartışması:
‘Buraya nereden geldik, biz nasıl olduk’ diye sormuş ikizler…
‘Annemiz’ demiş biri, ‘O bize can verdi.’
Ne biliyorsun’ diye itiraz etmiş öteki, ‘Sen hiç Anneni görmedin ki…’:
Belki de o sadece zihnimizdedir. Anne inancı bizi rahatlattığı için uydurduğumuz bir şeydir.’
Süredursun ana rahmindeki tartışma, ikizler büyüyüp gelişmişler.
Rahme sığmaz olup tekmeleşmişler.
Artık parmakları ve kulakları varmış kerataların…
Büyüdükçe anlamışlar ki, yolun sonu yakın…
Gün gelecek, bu güzelim hayat bitecek;
Karanlık bir yolculuk, onları bir başka diyara çekecek.
‘- Buradaki hayatımızın sonuna yaklaşıyoruz’ diye fısıldamış ikizlerden biri efkarla…
‘- Ben gitmek istemiyorum’ diye diretmiş öteki; ‘doyamadım ki daha hayata…’
‘- Ama mukadderat alnına yazılandır; dua et, belki doğumdan sonra hayat vardır.’
Sormuş karamsar olan:
‘- Bir gün bize hayat veren kordon kesilecek. Ondan sonra başımıza neler gelecek?’
Şiirle cevaplamış iyim ser olan:
‘Birçok giden/ memnun ki yerinden/ çok seneler geçti/ dönen yok seferinden…’
Ve günlerden bir gün, yer sarsılmış, duvarlar kasılmış.
Dayanılmaz sancılarla ikizler beklenen günün geldiğini anlamış.
Buruşuk kollarıyla birbirlerine son kez sarılıp vedalaşmışlar.
Ve ‘ömrümüz bitti’ diye çığlık çığlığa ağlaşmışlar.
Azrail sandıkları bir el kesmiş onları hayata bağlayan kordonu,
Ağlaya ağlaya karanlık bir koridordan öbür hayata çıkmışlar.
Hayatı sadece dünyadan ibaret sananlar gibi, yaşamlarının sadece ana rahminde olduğunu ve doğunca öleceklerini sanıyorlar..
Kimbilir belki de biz de
yanılıyoruz onlar gibi..
Ölünce ölmüş değil,
belki de doğmuş olacağız..
Nereden bilebiliriz ki!
Erdoğan Esenkal
http://esenkal.org
Dünya hızlı dönseydi ne olurdu ??
|
Gezegenlerin dönmesinin sebebi güneş sisteminin yapısıyla bağlantılıdır. Güneş, başlangıçta rastgele kıvrılmış…
|
||
|
||
Size dünyayı sevdiren 3 şey nedir!
|
|
||
|
||
Fark Etmeli İnsan
Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli.
Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını
ve en sonunda bir metre karelik yere
nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.
Şu çok geniş görünen dünyanın, ahirete nispetle
anne karnı gibi olduğunu fark etmeli.Henüz bebekken “Dünya benim!” dercesine
avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu,
ölürken de aynı avuçların
“her şeyi bırakıp gidiyorum işte!”
dercesine apaçık kaldığını ve kefenin
cebinin bulunmadığını fark etmeli.
Baskın yeteneğini fark etmeli sonra.Azrail’in her an sürpriz yapabileceğini,
nasıl yaşarsa öyle öleceğini fark etmeli insan.
Hayvanların yolda, kaldırımda, çöplükte
ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef
bir sofrada yemek yediğini fark etmeli.
Yaratılmışların en güzeli olduğunu
fark etmeli ve ona göre yaşamalı.
Gülün hemen dibindeki dikeni,
dikenin hemen yanı başındaki gülü fark etmeli.
Evinde kedi, köpek beslediği halde çocuk sahibi
olmaktan korkmanın mantıksızlığını fark etmeli.
Eşine “seni çok seviyorum!” demenin mutluluk
yolundaki müthiş gücünü fark etmeli.
Dolabında asılı 25 gömleğinin sadece üçünü
giydiğini ama arka sokaktaki komşusunun o
beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu fark etmeli.
Zenginliğin ve bereketin sofradayken önünde biriken
ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli.
Annesinden doğarken tertemiz teslim aldığı gırtlağını
ve aşırı beslenme yüzünden sarkan göbeğini fark etmeli.
Fark etmeliyiz çok geç olmadan…
Ömür dediğin üç gündür,
dün geldi geçti, yarın meçhuldür…O halde
ömür dediğin bir gündür,
o da bugündür…
Can Yücel
Burası Biraz Isındı Sanki(!!!)
Küresel ısınmaya karşı dünyayı üfleyerek soğutma teknikleri.
Yapabileceğimiz 9 basit katkı.
Küresel ısınmayı durdurmak için siz de bir şeyler yapabilirsiniz. İşte, karbondioksit salınımını azaltmak için gerçekleştirebileceğiniz 10 basit katkı ve bunları yaptığınızda ne kadar karbondioksit tasarrufu sağlayabileceğinizin hesabı:
1- Ampulünüzü değiştirin: Standart akkor ampulünüzü tasarruf ampulü ile değiştirin, yılda 75 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayın.
2- Daha az araba kullanın: Her zamankinden daha sık yürüyün, bisiklet kullanın ve toplu taşıma araçlarından daha çok faydalanmaya özen gösterin. Araba kullanmadığınız her iki kilometre için 0.75 kg. karbondioksit tasarruf edeceksiniz.
3- Geri dönüşüme katkıda bulunun: Evinizden çıkan çöplerin sadece yarısını geri dönüştürerek yılda bin 200 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.
4- Lastiklerinizi kontrol edin: Düzgün şişirilmiş lastiklerle litre başına aldığınız yol yüzde 3 oranında artacaktır. Her 4 litre benzin tasarrufu, 10 kilo karbondioksiti atmosferimizden uzak tutar.
5- Daha az sıcak su kullanın: Suyu ısıtmak için çok fazla enerji gerekmektedir. Daha az su tüketen bir duş başlığı ile 175 kg., giysilerinizi soğuk yada ılık suda yıkayarak da 250 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.
6- Ambalajları fazla olan ürünlerden kaçının: Çöpünüzü yüzde 10 oranında azaltarak 600 kg. karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz.
7- Su ısıtıcınızı ayarlayın (bunu şofben yada kombi olarakta düşünebiliriz) : Isıtıcınızı kışın iki derece aşağı, yazın iki derece yukarı ayarlayın. Bu basit ayarlamayla yılda bin kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.
8- Bir ağaç dikin: Bir ağaç ömrü boyunca bir ton karbondioksit emer.
9- Herkese anlatın: Küresel ısınmayla ilgili bildiklerinizi çevrenize anlatın.

